Karmaşık işleri sadeleştiren sistemler kurarım.
Üretim, yönetim ve yazılım arasındaki kopuklukları gideririm.
Benim işim yazılım kurmak değil.
Benim işim, yazılımın neden işe yaramadığını sormak.
Herkes çözümü araçta ararken, ben problemi akışta ararım.
Herkes rapor isterken, ben kararın neden alınamadığını sorgularım.
Sistemler teknik olarak çalışabilir.
Ama yönetim güvenmiyorsa, sistem çalışmıyordur.
Organizasyonlarda sistemlerin neden çalışmadığını teşhis eder, problemi araçta değil akışta ararım.
Çalışan ama güvenilmeyen sistemlerin neden işe yaramadığını ortaya çıkarırım.
Üretim planlarının sahada neden karşılık bulmadığını gösteririm.
Verisi olan ama karar veremeyen yapıları yeniden işler hâle getiririm.
Bunu tek bir sektöre değil, sistem mantığı olan her organizasyona uygularım.
Bir üretim tesisinde gecikmeler kapasite yetersizliği olarak yorumlanıyordu.
Analiz, asıl problemin üretim verisinin geç ve güvensiz toplanması olduğunu gösterdi.
Veri akışı ve planlama disiplini yeniden kuruldu; teslim süreleri kısaldı.
ERP sistemi teknik olarak çalışıyordu ancak yönetim raporlara güvenmiyordu. Süreç adımları, veri giriş noktaları ve sorumluluk zinciri yeniden tanımlandı. Sistem üzerinde oluşan veri ile sahadaki gerçeklik hizalandı; raporlar tekrar karar alma aracı olarak kullanılmaya başlandı.
İsimler ve sektörler değişir; çoğu zaman problem aynı yerde saklanır.
Bir problem var ama adını koymak zor mu?
Kısaca yaz. Çözüm hemen çıkmasa bile mesele netleşir.
İlk görüşmede mevcut durumunu dinler, sorunun
gerçekten nerede oluştuğunu birlikte tarif ederiz.